Sudan'ın Ankara Büyükelçisi Nadir Yousif Eltayeb, yaklaşık 30 aydır kuşatmanın sürdüğü Faşir'de 1 milyona yakın insanın silahlı kuvvetler tarafından havadan gönderilen yardımlarla hayatta kaldığını ifade ederek, "İnsanlar ağaç kabuğu yemek zorunda kalacak kadar gıdaya erişemiyor." açıklamasında bulundu. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfının (SETA) Ankara'daki merkezinde Sudan konusunda gerçekleştirilen toplantıda söz alan Eltayeb, uluslararası toplumun Sudan'da devam eden çatışmalar karşısındaki tutumuna eleştiri yöneltti ve hükümet güçlerinin Faşir kuşatmasını sona erdirmek için yoğun gayret sarf ettiğini aktardı.
Faşir'in yaklaşık 30 aydır bütünüyle kuşatma altında bulunduğunu vurgulayan Eltayeb, "Yaklaşık 1 milyon kişi, silahlı kuvvetlerin havadan ulaştırdığı yardımlarla yaşamını sürdürüyor. İnsanlar ağaç kabuğu yemek zorunda kalacak kadar gıdaya erişemiyor." sözlerini dile getirdi. Eltayeb, Sudan hükümetine bağlı güçlerin Faşir'deki kuşatmayı aşmak amacıyla 200'ün üzerinde girişim gerçekleştirdiğini belirterek, "Bu olayın çözülmemesi noktasında uluslararası toplumun tarafgirliği söz konusu." değerlendirmesini yaptı.
"Faşir'de yaşananlar soykırımdır" Sudan'daki isyancı güçlere yabancı ülkelerin destek verdiğini iddia eden Eltayeb, dış güçlerin desteği bulunmadan isyancıların ilerleyemeyeceğini ileri sürdü. Eltayeb, Faşir'deki silahlı unsurların özellikle belirli kabileleri hedef seçtiğini savunarak, "Faşir'de meydana gelen şey bir soykırımdır." dedi.
Faşir ve Darfur'daki can kayıplarının sayısının bilinmediğini ifade eden Eltayeb, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: "BAE baskısı nedeniyle Sudan, katliama dair raporları Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) aktaramıyor. BAE, silahlı unsurları destekliyor ama bu kanıtlanmadığı için uluslararası toplum da bir şey yapamıyor." Eltayeb, Sudan'a sunduğu destek için Türkiye'ye teşekkürlerini ileterek, "Sudan için adalet arıyoruz." ifadesini kullandı.
Kuşatmanın ardından Faşir'de ağırlaşan durum Mayıs 2024'te kuşatılan Faşir'de kontrol, 26 Ekim 2025 tarihinde Hızlı Destek Kuvvetlerine (HDK) geçti. Sudan'ın batısında bulunan Kuzey Darfur eyaletinin merkezi konumundaki kent, HDK tarafından ele geçirilmeden önce Darfur bölgesinde Sudan ordusunun kontrolünde bulunan son büyük kentti.
Kuşatma süresince gıdaya ve sağlık malzemelerine ulaşmanın her geçen gün güçleştiği kentte, temel ihtiyaçların karşılandığı malzemelerin tükenmesi sivilleri ağır insani şartlarla yüz yüze bıraktı. BM İnsan Hakları Ofisinin bildirdiğine göre, HDK'nin kentte kontrolü sağlamasının ardından gerçekleştirilen saldırıların ilk 3 gününde öldürülenlerin sayısı 6 bini aştı.
Kentin HDK kontrolüne geçmesi sonrasında sivillerin öldürüldüğüne, zorla yerlerinden edildiğine, işkenceye ve cinsel şiddete maruz bırakıldığına ilişkin iddialar ortaya çıktı. BM, kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu sivillere karşı şiddetin devam ettiği ve infazlarla cinsel şiddet vakalarına dair raporların ulaştığı yönünde uyarı yaptı.
26 Ekim 2025 ile 1 Mart 2026 tarihleri arasında Faşir ve çevresindeki yerleşimlerde yaşayan yaklaşık 138 bin 200 insan yerinden edildi. Savaştan önce bir milyondan fazla insanın ikamet ettiği kentte, bugün kalanların sayısının 70 binin altında olduğu tahmin ediliyor. Güvenliğe ilişkin sorunlarla birlikte kentte gıdaya ve sağlık hizmetlerine ulaşma konusunda yaşanan güçlükler de sürüyor.
Kontrolün HDK'ye geçmesinin ardından çok sayıda sivilin kentten kaçmaya mecbur kalması, Darfur'da halihazırda ağır seyreden insani krizin daha da derinleşmesine yol açtı.
