Politika

Haydarpaşa ve Sirkeci’ye yeni müzeler: Bakan Ersoy 2027 hedefini açıkladı

Antalya Kültür Yolu Festivali’nin açılışı sonrasında gündemdeki konulara dair değerlendirmeler yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ilk etaplarını 2027’de hizmete sunmayı hedefledikleri Haydarpaşa ve Sirkeci projeleri kapsamında, Haydarpaşa’da Anadolu Yakası’nın ilk arkeoloji müzesini, Sirkeci’de ise bir göç müzesini kuracaklarını bildirdi. Ersoy, Ayasofya’nın altındaki tarihi alanların elverişli bölümlerini de ilerleyen dönemde ziyaretçilere açmayı planladıklarını belirtti.

1 Kasım 20265 dk okuma0 yorum
Haydarpaşa ve Sirkeci’ye yeni müzeler: Bakan Ersoy 2027 hedefini açıkladı
Haberi dinle
Özet hazır
Reklam Alanı · 728×90

Antalya’da bu yıl 4'üncü kez gerçekleştirilen Kültür Yolu Festivali’nin açılışına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul’da sürdürülen büyük kültür projelerine ilişkin çalışma takvimini açıkladı. Ersoy ayrıca Formula 1 ve gece müzeciliği konusundaki planları hakkında bilgi verdi.

HAYDARPAŞA’YA KÜTÜPHANE, MÜZE VE ATÖLYELER GELİYOR

Açılış programı sonrasında gazetecilerle buluşan Ersoy, Haydarpaşa ile Sirkeci’deki çalışmalar esnasında önceden öngörülemeyen kimi durumların ortaya çıktığını, tescil edilmiş tarihi yapılarda böyle durumların yaşanabildiğini ifade etti. Değişik dönemlerde yapılmış çok sayıda binayı barındıran bu alanlarda, her yapının taşıyıcı sistemini ve korunmasına yönelik ihtiyaçları birbirinden bağımsız olarak ele aldıklarını anlattı.

Ana gar binasının ulaşım amaçlı kullanımını sürdüreceğini belirten Ersoy, buna ek olarak bütün yaş gruplarına seslenen büyük bir kütüphane, yazma eserler için ayrılan bölümler, sergi salonları, sanat ve tasarım atölyeleri ile farklı amaçlara hizmet edecek kültür-sanat mekanları hazırladıklarını söyledi. Anadolu Yakası’nın ilk arkeoloji müzesini de bu alanda kurmayı amaçladıklarını dile getirdi.

SİRKECİ’DE BİR GÖÇ MÜZESİ KURULUYOR

Sirkeci’de başka bir tarihsel anlatının ön plana taşınacağını belirten Ersoy, burada bir göç müzesi hazırladıklarını ifade etti. Bunun gerekçesini, Sirkeci’nin Türkiye’nin göç tarihi açısından kendine özgü bir konuma sahip olmasıyla açıkladı. Avrupa’ya yönelen göçlerin, Balkanlardan Türkiye’ye göç hareketlerinin ve tarihi demir yolu güzergahlarının, bölgenin hafızasında önemli bir karşılığı bulunduğunu söyledi.

Haydarpaşa’da ise Anadolu’ya ulaşan demir yollarının geçmişine ve savaş yıllarında garın yerine getirdiği işlevlere ilişkin anlatımların bulunacağını belirten Ersoy, uygulama sürecinin takvimini bilimsel bulgulara ve korumanın gerektirdiği koşullara göre şekillendirdiklerini aktardı.

AYASOFYA İÇİN “EN KAPSAMLI RESTORASYON” DEĞERLENDİRMESİ

Ayasofya’da Cumhuriyet tarihi boyunca gerçekleştirilen en geniş kapsamlı restorasyon, konservasyon ve güçlendirme faaliyetlerini sürdürdüklerini ileri süren Ersoy, bilim kurulunda görev alan akademisyenlerin de bu faaliyetleri Mimar Sinan döneminin ardından yapılan en kapsamlı müdahaleler arasında gördüğünü anlattı. Ersoy, başta kubbe ve taşıyıcı sistemler olmak üzere güçlendirme çalışmalarının devam ettiğini, bu süreçte yapının hem ibadete hem ziyarete açık kaldığını belirtti.

YER ALTINDAN ÇIKARILAN ÇAMUR VE MOLOZ

Reklam Alanı · Yazı İçi 300×250

3

BİN TONA ULAŞTI

Ayasofya’nın altında tarihi tünellerin, su kanallarının ve mahzenlerin yer aldığını belirten Ersoy, bugüne dek yaklaşık 3 bin ton çamur ile molozun tahliye edildiğini ve bu sayede önceden ulaşılamayan bölümlerde inceleme yapılabildiğini aktardı. Ersoy, kuzeydoğuda yer alan 4 odalı yer altı mezarında, diğer adıyla hipojede sürdürülen çalışmaların, Ayasofya’dan önceki dönemlerin izlerini kavramaya yardımcı olduğunu söyledi.

AYASOFYA’NIN YER ALTI DA ÜST YAPISI KADAR İLGİ ÇEKİYOR

Öncelikle bu bölümleri gazetecilere göstermek istediklerini dile getiren Ersoy, sonrasında koruma, güvenlik ve ziyaretçi altyapısına ilişkin gerekli hazırlıkları bitirilen elverişli alanları halka açmayı amaçladıklarını bildirdi. Ziyaretçilerin hangi bölümlere alınabileceğine bilimsel araştırmaların sonuçları ile güvenlik şartlarının yön vereceğini ifade etti. FORMULA 1

STRATEJİSİ ÜÇ DÖNEMİ KAPSIYOR

Formula 1'i Türkiye ve İstanbul’un tanıtımında uluslararası ölçekte önemli bir iletişim imkanı olarak değerlendirdiklerini belirten Ersoy, stratejilerini yarıştan önce, yarış esnasında ve yarıştan sonra olmak üzere üç ayrı dönemde ele aldıklarını söyledi. Ersoy, ziyaretçilerin yarış programına Ege veya Antalya’da bir tatil eklemesini sağlayıp konaklama sürelerini artırmayı amaçladıklarını aktardı.

Yarışın düzenlendiği haftayı konserler ile kültür-sanat faaliyetlerinin yer aldığı geniş çaplı bir festival haline getirmeyi istediklerini söyleyen Ersoy, bu yolla hem Formula 1 amacıyla gelen yabancı ziyaretçilerin sayısını çoğaltmayı hem de ziyaretçilerin Türkiye’de geçirdiği süreyi ve yaptıkları toplam harcamayı yükseltmeyi hedeflediklerini ifade etti.

GECE MÜZECİLİĞİNİN KAPSAMI BÜYÜTÜLECEK

Gece müzeciliğinden elde edilen sonuçların beklentileri aştığını belirten Ersoy, İtalya ile Yunanistan’da da benzeri faaliyetlerin başladığını ve söz konusu ülkelerden uygulamanın yürütülme biçimini öğrenmek üzere gelenlerin bulunduğunu anlattı. Ersoy, geceleri aydınlatılan ören yerlerinde başka bir atmosfer oluştuğunu, aynı yeri hem gündüz hem gece görerek iki kez ziyaret eden kişilerin de olduğunu söyledi.

Ersoy, gelecek dönemde bilhassa kent merkezlerine yakın konumlanan ve yoğun ziyaretçi ağırlayan alanlarda gece müzeciliği uygulamalarını çoğaltacaklarını belirtti. Halihazırda uygulamanın sürdüğü bazı alanlarda ise ziyaret rotalarını uzatacaklarını ve kapsamı büyüteceklerini ifade etti.

#Politika#Haberler
İlginizi Çekebilir
Yorumlar (0)
0/500

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.