Uluslararası Af Örgütünün raporuna göre İngiltere'de üniversiteler, Filistin'le dayanışma gösteren öğrenci ve akademisyenlerin seslerini çeşitli engelleme, uzaklaştırma ve vize tehditleriyle susturuyor.İngiltere merkezli Uluslararası Af Örgütü tarafından hazırlanan "Muhalif Seslerin Susturulması: İngiltere Üniversitelerinin Kampüslerdeki Filistin Dayanışmasına Tepkisi" başlıklı rapor, İngiliz üniversitelerinin Filistin destekçilerine karşı attığı adımları gözler önüne serdi.Üniversitelerde Filistin'e destek ifadelerinin "İsrail eleştirisi" kabul edilerek engellendiği ifade edilen raporda, "Üniversiteler bu kapsamda toplantı ve etkinlikleri iptal etti, barışçıl protestoları 'düzeni bozma' olarak nitelendirdi, kampüslerdeki protesto çadırlarını kaldırdı ve önleyici nitelikte cezalandırıcı tedbirler aldı." ifadesi kullanıldı.İncelenen olayların hiçbirinin uluslararası hukuk ya da İngiltere hukukunda belirtilen "siyasi açıklama" ve "barışçıl protesto" sınırlarını aşmadığı kaydedilen raporda, öğrenci ve akademisyenlerin slogan atmak, alkışlamak ya da kefiye takmak gibi nedenlerle disiplin süreçlerine maruz kaldığı vurgulandı."Görünür şekilde Müslüman olan öğrenciler orantısız şekilde etkilendi"Raporda, bu suçlamalarla öğrenci ve akademik personele uzaklaştırma, kampüse giriş yasağı ve ünvanlarının geri alınması cezalarının yanı sıra vizelerinin iptali ya da statüsünün değiştirilmesi tehditlerinin yapıldığına işaret edildi."Görünür şekilde Müslüman olan öğrenciler ile Filistin kimliğini sembolize eden semboller taşıyanlar orantısız şekilde etkilendi." ifadesinin kullanıldığı raporda, bazı cezaların disiplin süreçleri tamamlanmadan uygulandığına da vurgu yapıldı.Bazı vakalarda ise uzayan ve bir takvim sunulmayan süreçlere tabi tutulan akademisyenler ve öğrenciler bu uzun süreler boyunca kampüslere giremedi, sınırlı hizmet aldı ya da belirsizlik nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşadı.Üniversitelerin eylemlere açık alanlarda düzenlenen bazı Filistin yanlısı eylemlere, "izinsiz giriş" muamelesi yaptığına dikkati çeken raporda, "Bazı üniversiteler protestolar için önceden izin alınmasını zorunlu kılan tedbirler uygularken, bazıları kampüslerin geniş bölümlerinde genel yasaklar getiren mahkeme tedbirlerine başvurdu.
Bu durum, protestolara katılan öğrencileri ve üniversite çalışanlarını para cezası ve hapis cezası riskiyle karşı karşıya bıraktı." ifadeleri kullanıldı.Cambridge öğrencileri mahkemeye verdi, LSE'deki eylemciler "terörist" olmakla suçlandıİngiliz üniversitelerinin Filistin destekçilerine baskıyla karşılık verdiği ifade edilen raporda, "Bazı üniversiteler, İsrail apartheidinin kurbanlarına destek veren ya da Gazze'deki soykırıma karşı çıkanlara yönelik stratejilerini birbiriyle paylaşıyor, Eğitim Bakanlığından emir alıyor ya da güvenlikle ilgili planlamalarını paylaşıyorlar." ifadesi yer aldı.Filistin'e destek açıklamalarının detaylı olarak incelendiği, Filistin eylemlerinin ise diğer öğrenci protestolarından farklı değerlendirildiğinin altı çizilen raporda, "Filistinli, Arap ya da Müslüman öğrenci ve akademisyenler ile İngiliz vatandaşı olmayanlar bu durumun etkisini daha fazla ve orantısız şekilde hissetti, King's College öğrencisi Usama Ghanem, Filistin yanlısı aktivizmi nedeniyle uzaklaştırıldı ve uzaklaştırma sürecinde geçmişte tutuklanıp işkence gördüğü Mısır'a dönmesi söylendi." denildi.Raporda İngiltere'nin önde gelen üniversitelerinde Filistin yanlısı öğrenci ve akademisyenler hakkında verilen kararlardan örnekler de paylaşıldı.Oxford Üniversitesi öğrencileri, okulun İsrail'le olan ilişkilerini kesmesi talebiyle 2024'te kurdukları çadırlar nedeniyle uzun disiplin süreçlerine maruz kaldı.
Bazı öğrencilerin üniversitenin bazı alanlarına girmesi yasaklanırken derslere girmeleri izne tabi hale getirildi.Cambridge Üniversitesinde ise okul bazı öğrencileri mahkemeye verdi. Okul ayrıca mahkemeden aldığı kararla öğrencilerin yıllardır eylem yaptığı alanları Filistin protestolarına kapattı.Londra Ekonomi ve Siyasal Bilimler Okulu (LSE), üniversitenin İsrail'le ticari ilişkilerini kesmesi çağrısıyla 15 dakikalık eylem yapan öğrencilere kefiye taktıkları, "kanı çağrıştıran kırmızı el izi taşıyan tişört" giydikleri, megafon kullandıkları ve slogan attıkları gerekçesiyle kampüslere giriş yasağı getirdi.Sağlık ve güvenlikle ilgili hizmetleri sadece çevrimiçi olarak alabileceği söylenen öğrencilerden birinin kampüste bulunan sağlık ocağına girişi, yasağı delme olarak kabul edildiği için engellendi.LSE'nin iç yazışmalarında ise eylemcilerle ilgili "Terörist gibi giyinmiş öğrenciler" ve "Öfke nöbeti geçiren çocuklar" ifadeleri kullanıldığı, bir akademisyenin ise disiplin süreci sona ermeden öğrencileri okuldan atmak gerektiğini yazdığı rapora yansıdı.
